18 Eylül 2009 Cuma

sonbaha geldi..


Maison française sonbaharda renk kombinasyonları ile ilgili bir yaz yazmış bu sayısında.

Sico renk tahmin ajansının belirttiği gibi bu yıl renkleri birbirine uydurmak yerine karıştırmayı yeğlemişler. Yaşam alanlarında güçlü renkleri pastel tonlarla ve koyu tonları naturel renklerle buluşturarak alışılmışın dışında bir ahenk yaratmışlar...çokda şık olmuş...

2 Eylül 2009 Çarşamba

EVİM KÜÇÜK NEYAPAYIM DİYENLER İÇİN,




Küçük bir eviniz mi var? Umutsuzluğa kapılmayın.


En küçük mekanlarda maksimum kullanım alanı yaratmak için bu tavsiyelere uyun ve iyi bir tasarımın tadını çıkarın.


Dar alanlarda yapılması gerekenler


İyi bir tasarımın tadını çıkarmak için saray gibi evlerde yaşamak gerekmiyor. Aslında küçük alanları büyütmek konusunda aşağıda bolca fikir var; odayı geniş gösteren boyama şekillerinden, sergilemenin etkin yollarına kadar. Burada, dar mekanlarda yaşayan ama tarz sahibi olanlar için tasarım konusunda yapılması ve yapılmaması gerekenlerini paylaşıyoruz.


Tavanla başlayın


Odalarınızdaki perdeleri duvarın en üst noktasına yerleştirin (örneğin kartonpiyerin hemen altına). Perdeleri yüksek bir yere asmak kumaşın özgürce sallanmasına izin verir ve gözleri yukarı çeker. Ayrıca dikey kartonpiyerler odanızda daha fazla hacim illüzyonu yaratır.


Gömme dolaplar yaptırın


Gömme dolaplar hemen hemen hiç yer kaplamamalarına rağmen çok geniş saklama alanı yaratırlar ve bu da küçük bir ev için mükemmel bir özelliktir. Oturma odanızdaki gömme kitaplığa birden fazla görev verebilirsiniz: Sadece kitapları veya bibloları koymak yerine mini bar görevini de gömme kitaplığınız üstlenebilir.


Yansımalardan faydalanın


Aynalar ve cam bölmeler, stratejik olarak yerleştirildiğinde, alanı daha geniş göstermeye yarar. Hatta aynanızı yansıtmasını istediğiniz alan ve objelere göre yerleştirirseniz odanıza ferahlık yanında çok hoş da bir hava katabilirsiniz. Büyük aynalar yanında küçük aynalarda özellikle objelerin yansıtılması konusunda çok stratejiktirler. Örneğin oturma odasındaki gömme kitaplığın yanına yerleştireceğiniz küçük bir ayna buraya yerleştirmiş olduğunuz biblo, bardak vb hoşunuza giden görüntüleri ikiye katlayabilir.


Aynalar dışında uygulayacağınız diğer yansıtıcı alanlar da çok işinize yarayabilir. Örneğin sarı boyaya cila ekleyerek duvarların odadaki az ışığı yansıtmasını sağlayarak odanızı ışıl ışıl yapmanız mümkün. Ayrıca büyük bir dolapla yemek odasındaki spot ışıklarını dilediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz.


Odaların birbirine açılmasını sağlayın


Farklı alanları belirgin şekilde ayırmak önemlidir ama bitişik odalar arasında bazı açıklıklar olması hepsinin daha büyük görünmesini sağlar. Tıka basa dolu mutfağınızı, yemek odasından tamamen ayırmak yerine büyük bir geçiş alanı ile bu iki mekanı birbirine bağlayabilirsiniz. Yine aynı şekilde, ofisinizi camlı bir kapıyla oturma odasına bağlayarak, iki odanın da aynı ışığı almasını ve hatta tasarıma göre aynı manzarayı görmesini de sağlayabilirsiniz.


Farklı alanları zarifçe ortaya çıkarın


Tamamen farklı duvar renkleri ya da döşemeler seçmeden bir odayı diğerinden ayırın. Yemek odasında kullanabileceğiniz döşemenin dama tahtası deseni, hem mutfakla arada tanımlayıcı bir alan yaratılmasına hem de fazla yer kaplamayan bir halı gibi gözükmesine yarayabilir.


Her odaya farklı bir hava verin


Oturma odasını yemek odasından ayırmak için duvarlara desen çalışması yapabilirsiniz; Benzer tonlarda, örneğin biri düz, biri fitilli dokunun kullanılması, mekanlarını tanımlamanın yanında zengin bir görüntü de sağlar. Bu tonlar hem birleştirici bir etki yapar, hem de mekanlarda bir süreklilik havası vererek hissedilen toplam hacmi arttırır. Bunun için boyanın yanı sıra duvar kağıtları ve günümüzde her yerde bulabileceğiniz çıkartma şeklindeki duvar desenlerini deneyebilirsiniz. Ayrıca sade döşemeli kornişler kullanarak mutfak camını süsleyebilir, kullanacağınız çizgili desenlerin duvar ve tavana yansımasını sağlayabilirsiniz.


Açık renkleri tercih edin


Renk kurallarından biri de açık tonların ileriye doğru gidip odayı daha geniş göstermesi, koyu renklerin ise geriye giderek alanı daraltmasıdır. Mutfağınızda havadar beyaz dolaplarla ferah bir görüntü sağlayabilir, aynı etkiyi yatak odanızda beyaz nevresimlerle verebilirsiniz.


Gözleri yukarı çekin


Bu daha fazla hacim olduğu illüzyonunu yaratır ve alan darlığını azaltır. Beyaza boyanmış kaplama kartonpiyer oturma odanızın tavanını öne çıkarabilir; çizgili duvar kağıdı da mutfak duvarlarının yüksekliğini arttırabilir. Yemek odanızda duvarın üçte ikisi yükseklikte kullanabileceğiniz dikey döşeme parçaları, önünü kısmen kapatan dikey sandalye arkalıklarıyla beraber özel bir etki yaratır.


Yer döşemelerini sürekli hale getirin


Evin her yerinde aynı döşeme malzemesini kullanmak süreklilik duygusu verir; göz bir odadan diğerine atlamaz; daha ziyade alanlar arasında dolaşır. Eğer ahşap döşemelerden hoşlanıyorsanız hafif desenli bir görüntü mekanın çok daha geniş görünmesini sağlar.


Günışığını içeri alın


Büyük camlar güneş ışığının duvarlardan yansımasını sağlar ve en korkunç odayı bile aydınlatır. Banyo ya da yatak odası gibi mahremiyet gereken alanlarda, güneş ışığının içeriye dolmasına izin verecek şekilde, kolayca ayarlanabilir perdeler yerleştirin. Örneğin yatak odanızda, pencerelerden gelen ışık mafsallı panjurlarla azaltılabilir. Güneşin sıcak ışıklarından korunmak için onları kapalı tutabilir ya da güneş ışığı almak için hepsini açabilirsiniz. Oturma alanınızı genişletmek için, eğer varsa, dış alanlardan faydalanabilirsiniz.


Alanınızı dışa açın


Avlu, balkon, kış bahçesi gibi mekanlar, çok fazla masraf çıkarmadan, kullanılabilir alanı çok fazla arttırır. Veranda içerideki bir odanın tüm konforunu sağlayabilir: böcekleri uzakta tutmak için perdeler, kızgın güneşten koruma sağlamak için bir tente veya rahatınızı sağlayacak sıcak ve davetkar mobilyalar.


Dar alanlarda yapılmaması gerekenler


Büyük boyutlardaki mobilyalardan korkmayın Büyük boyutlu, kır evi stilinde dolaplar gibi bazı etkileyici büyük parçalar, gereken saklama alanını sağlamanın yanısıra odanın çok çıtkırıldım görünmesini engelleyen odak noktalarını yaratabilir.


Eve çok fazla şey yığmayın


Bazen az gerçekten çok anlamına gelir. Odaların çok kalabalık olması mekandaki ferahlık hissini azaltır ve odaların olduğundan küçük görünmesine sebep olabilir. Gömme dolaplarınızı ve yarattığınız diğer depolama alanlarını kullanarak ortada çok fazla ufak tefek olmamasını sağlayın. Gereksiz bulduklarını atın veya dönüştürün. Eğer bütün fazlalıklardan kurtulduğunuzu düşünüyorsanız tekrar bakın, mutlaka daha fazlası vardır.


Çok fazla desen kullanmayın


Evinizin huzur dolu ve sakin olması için daha durgun renkler seçebilirsiniz. Eğer evde çoçuk veya kedileriniz varsa beyaz gibi dinlendirici renkler yerine, kir göstermeyen adaçayı yeşili gibi renkleri seçebilirsiniz.


Tavanı unutmayın


Tavan bir odanın beşinci duvarıdır. Dolayısıyla tavanınıza da duvar gibi davranarak hacim kazanabilirsiniz. Desenli ve renkli boyalar bu alanı değerlendirmenizde yardımcı olabilir. Mimari detayları atlamayın


Kartonpiyer ve kaplamalar sadece gösterişli alanlar için değildir. Küçük alanlarda da bu detayları kullanarak vurgu yaratabilir, mekanı süsleyebilir ve mekanı öne çıkarabilirsiniz. Odanızda koyu renk kartonpiyer kullanımı desenli tavanlar için ilham kaynağı olabilir.


Mobilya almış olmak için mobilya almayın


Evinizdeki insanların ve genelde gelen misafirlerin sayısına göre ne kadar koltuğa ihtiyacınız olduğunu hesaplayın ve bu miktara uygun mobilyaları alın. Yoksa, hiç rahat olmayan tıka basa dolu bir alanda sıkışıp kalırsınız.


Cicili bicili perdelerle dağınıklık yaratmayın


Deseni ağır basan kumaşlar, dikkati özenle tasarlanmış bir odadan alıp kendine çekecektir. Güneş ışınlarını filtreleyen ve komşulara karşı mahremiyetinizi koruyan, mobilyalarınıza uygun, basit perdeler seçin.


En ufak bir alanı bile boşa harcamayın


Dolaplar çok kullanışlıdır. Ayakkabı ve diğer ihtiyaçları saklamak için ekstra dolaplar aynı zamanda dağınıkığı da minimum da tutmak için gereklidir. Dolaplar aynı zamanda eşyalarınız için bir kategorizasyon görevini yerine getirerek, gerektiğinde fazlasını ayıklamanız için size uyarı da verir.


Küçük bir bahçeyle sınırlı kalmayın


Eğer küçük de olsa bir bahçeniz varsa, bir havuz ve sade ahşap bir bankla küçük ama davetkar bir arka bahçe yaratabilir, bahçe içinde odak noktası oluşturabilirsiniz. Ayrıca çiçekler de bahçenizi sevimleştirmenin yanı sıra kompozisyonu tamamlamak açısından size yardımcı olabilir.

1 Eylül 2009 Salı

geleneksel sanatlardan bilgiler.
















Bu gün sizler için kündekari ile ilgili biraz bilgi verelim...



Kündekâri Sanatı
Akıl almaz bir sabrın ve geometri dehasının eşliğinde sanatçı, ahşabı ‘kündekâri’yle yorumlar ve bir sanat eseri yaratır. Serbest ve rahatlıkla hareket eden binlerce küçük ahşap parçası asırlara meydan okur. İşte bu yüzdendir ki, yapımında en ufak bir hataya dahi tahammülü yoktur kündekârinin...
Kenarları negatif ve pozitif değerlerde oyulmuş, çokgen ve yıldız biçiminde ayrı ayrı kesilmiş, rumî ve palmet kabartmalarıyla bezenmiş parçalar ile ahşap kirişlerin birbirine geçmesi biçiminde uygulanan ve büyük bir ustalık isteyen kündekârinin, bezeme kompozisyonu geometrik bir şemaya dayanır. Gökyüzündeki yıldızları ve sonsuzluğu ifade eden yıldız, sekizgen, ongen, baklava gibi birçok geometrik desenle birlikte uygulanır. Aralarına farklı tür ve renklerde küçük ahşap plakalar konarak bazı örneklerde oyma işçiliği, sedef, bağa, fildişi kakma işçiliği de kompozisyona dahil edilir. Hazırlanan parçalar birbirine ayrıca bağlayıcı bir malzemeyle tutturulmadığından, kündekârinin uygulandığı ahşap yüzeylerde zamanla ayrılmalar olmaz. Kündekâri tekniğiyle yapılmış bazı örneklerde dayanıklılığı artırmak için geçmelerin arkasında, yine ahşaptan yapılmış bir iskelet kullanılır. Değişen mevsim şartlarında ısıdan ve nemden etkilenmeyecek nitelikte bir ağaçla çalışılır ve birleşme yerlerindeki kanallarda bırakılan hava payları sayesinde, ahşap işçiliğinde zamanla ortaya çıkan çatlak ve şişmeler önlenir. Bu nokta göz önünde bulundurulduğunda kullanılan malzemeler iç mekânlar için ceviz, şimşir, armut, kiraz, sapelli (maun); bezemelerde abanoz, tik, yılan ağacı, venge, peleseng, sapelli, altın varak, bağa (deniz kaplumbağası kabuğu), gümüş, fildişi, sedef, yakut ve zümrüt gibi değerli materyallerdir. Dış mekânlarda ise, meşe, sapelli, ireko, tik, dişbudak gibi sert hava şartlarına dayanıklı ağaçlar kullanılır.
Konya Alaaddin Camii'nin, Beyşehir Eşrefoğlu Camii’nin, Niğde Sungurbey Camii’nin, Ürgüp’teki Taşkın Paşa Camii’nin, Birgi Ulu Camii’nin, Manisa Ulu Camii’nin, Bursa Ulu Camii’nin, Balıkesir Zağanos Paşa Camii’nin minberlerinde; Bursa Yeşil Cami ve Türbesi’nin kapısında Anadolu’nun eşsiz kündekâri örnekleri bulunur.
Zıvanalar deliklere ve tablalar kiriş sitemi ile birbirine oturur, binlerce parçayı sadece iki dış seren ayakta tutar, bu yetmezmiş gibi, üzerine Ebced hesabıyla tarih ve isim bile düşürülür. İşte böyle derin manalar eşliğinde derin bir el maharetidir kündekâri, sabırla nakşedilir.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

bazı burçlara göre dekorasyonunuz...

Burçlara Göre Ev Dekorasyonu
KOÇ Burcu ev dekorasyonuÖzgürlüğüne düşkün olarak bilinen koç burcunun ideal renkleri canlı kırmızı,turuncu ve sade desenlerdir.Bu da sizin çocuksu bir ruha sahip,cömert,fikir sahibi olduğunuzu gösterir.Yatak odanız her zaman canlılık ve yaşam dolu olmalıdır.Koç burcunun kendini sıcak bir yuvada hissedebilmesi için çok canlı ve ateşli renklere ihtiyacı vardır.Çok sıkılgan bir yapıya da sahip oldukaları için evin içerisinde fazla eşya onlara boğucu gelicektir.
Burcun Renkleri:Koyu kırmızı ve kehribar
BOĞA Burcu ev dekorasyonuGenellikle konfora dayalı,lüks ve içinde müzik olan,karmaşık olmayan yerlerde yaşamayı tercih ederler. Oturma odaları boğa burcu için evin en can alıcı noktasıdır.Titizlik ile düzenlediğiniz bu odaya ufak bir öneri sunabiliriz.Bahar renkleriyle toprak tonlarını,pelüş malzemeler ve ahşap mobilyalarla kombinleyebilirsiniz.Sizin için ideal bir yatak odası konforlu ve lüks olmalıdır.
Burcun Renkleri:Toprak tonları,gülkurusu ve pembe.
YENGEÇ Burcu ev dekorasyonuSıcak ve içten bir burç olan yengeç beyaz,gümüş,menekşe ve inci gibi huzur verici renkleri tercih etmelidir.Rahatlığa düşkün olan bu burç evinde dinlenebileceği aynı zamanda da insanlarında rahat edebileceği çeşitli köşeler yapıp yorgunluğa birebir şifa olabiliyor.
Burcun Renkleri:Sarı,beyaz,inci ve menekşe tonları
BAŞAK Burcu ev dekorasyonuDüzenli olmak sizin yaşam biçiminiz.Her şeyin yerli yerinde ve prganize olması sizin olmazsa olmazlarınızdan.Dolaplar ve raflar sizin vazgeçilmezleriniz arasında.Ama bu kadar düzenli olmak sıkıcı olduğunuz anlamına gelmiyor.Alış verişe çıkın ve yeni çıkan rengarenk dolaplardan birini alın.Hem eğlenceli hemde düzenli bir görüntüye sahip olmuş olursunuz.
Burcun Renkleri:Sarı,yeşil,açık mavi ve krem
TERAZİ Burcu ev dekorasyonuDengeli bir hayat yaşayan teraziler genellikle geniş alanlara ihtiyaç duyarlar.Fakat sıradanlık onlara göre değildir.Egzotik bir ortam da yaşamayı severler.Geniş oturma grupları,loş ışık,saten ve mumlar tam size göre.İnce,rüzgarda salınan perdeler,özenle seçilmiş sanatsal objelerde modernliğin ve hoşduyarlılığın göstergesidir.
Burcun Renkleri:Yeşil,mavi ve pastel renkler
AKREP Burcu ev dekorasyonuGizemli bir yapıya sahip olan akrep dış dünyadan saklanabildiği,kendisine ait koyu renklerin yoğunlukta olduğu yerlerde kendilerini iyi hissederler.Bordo ve siyah renkli ipek ve deriler ilginizi çeker.Siz sırların ve gizemin kraliçesisiniz.Brokar ve kadife gibi şehvet uyandıran kumaşlar tam size göre.
Burcun Renkleri:Kırmızı,canlı turuncu,bordo ve siyah.
YAY Burcu ev dekorasyonuYaylar ne olursa olsun bulundukları ortamda konfor ararlar.Bu yüzden kocaman yastıklara,yerlere koyabileceğiniz şiltelere ihtiyacınız var.Odalarda mumlar,dini semboller ve haritalar tam size göre.Renkleri ve aksesuarları karıştırarak kombinlemek ve bunu geniş bir alana uygulamak sadece yay burcuna has bir özelliktir.
Burcun Renkleri:Mavi ve açık mor
OĞLAK Burcu ev dekorasyonuŞahsi başarılarınızı hayatınıza ve bulunduğunuz ortama yansıtmak istersiniz.Yumuşak renklerde pahalı kumaşlar,kırmızı tonlu ahşap bir dolap,sağlam deri bir sandalye tam size göre.Eğlenceli aksesuarlarla döşenmiş bir ev sizin kendinizi iyi hissetmenizdeki en önemli etken.
Burcun Renkleri:siyah,gri,kahverengi,toprak tonları ve orman yeşili.
KOVA Burcu ev dekorasyonuAsi bir kişiliğe sahip olduğunuz için size uygun ultra modern elektronik eşyalarla döşenmiş bir ev.Metalik rengine olan ilginiz çılgın mobilya ve aksesuarlarla döşenmiş olan evinizi tamamlayacaktır.
Burcun Renkleri:gümüş,metalik renkler,maviler.
BALIK Burcu ev dekorasyonuHayalgücünü sonuna kadar kullanan balıklar yaratıcı bir mekanda yaşamayı tercih ederler.Düşlere dayalı olarak düzenlediğiniz odanızı estetik anlayışıyla dekore edersiniz.Genellikle de denizle ilgili temaları tercih edersiniz.
Burcun Renkleri:solgun sarı,su yeşili ve mavisi.

Türkiye'de içmimar olmak..yeni mezunlara ve adaylara..


Mesleğimiz olan iç mimarlık üç şekilde icra edilebiliyor.

Baba parasıyla şirket kurarak, babadan kalma düzeni devam ettirip patron olarak, veya en kötüsü de bir patron şirketinde çalışan olarak. Diğer 3. dünya ülkelerinde durum nasıl bilemiyorum ama Avrupalı, olduğunu iddia eden Türkiye'de çalışan olmak insanı dehşete düşürecek kadar zor. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, tek bir ise vakıf olarak bir yere varmanıza izin verilmiyor. Patronlar KOMPLE ADAM adı altında her ise koşan köleler arıyorlar. Yani sadece proje çizerek, tasarım yaparak veya şantiyede durup uygulamayı takip ederek adam olamıyorsunuz. Her şeyi bilmeniz ve takip etmeniz bekleniyor. Bu durumda bir şirkette mimar olarak çalışmak istiyorsanız şunları yapabilmelisiniz.

1. Arabaya binip yollara düşeceksin, iş kovalayacaksın.

2. Proje bulup büroya getireceksin. Eğer müşterinin elinde çizilmiş bir proje yoksa (ki genelde vermek istemezler) gidip şantiyesinden ölçü alacaksın.

3. Büroya kapanıp aldığın röleveyi çizeceksin ve tasarım yapacaksın. (Tabii bu sırada telefonlara bakmak fax çekmek ve diğer ofis uygulamalarına da devam edeceksin.

4. Projeyi tamamlayıp istenilen tarihte (Genelde koca bir gökdeleni 1 haftada yetiştirmeniz istenir) bitireceksin.

5. Patrona gösterip ukalaca yorumlara ve aşağılamalara maruz kalacaksın. Sonuçta bu senin ASLİ GOREVİN tabii ki yapacaksın. Yok birde çizmeseydin.

6. Müşteriyle randevulaşıp takım elbiselerini giyip projeni sunacaksın. Beğenecekler veya birkaç değişiklik isteyecekler. Kaç paraya mal olur diye soracaklar. Cevap veremeyeceksin çünkü o kadar sürede projeyi hazırlaman bile mucizedir. Sanki pazardan domates alıyormuş edasıyla (Yani şöyle yaklaşık bir rakamda mı veremezsiniz)diyerek konuya ne kadar vakıf olduklarını göstermelerine şahit olacaksın. Tüm iyi niyetinle elinden gelen en uygun süreyi verip yinede (Bu kadar zorsa bizde yardımcı olalım) aşağılamasına maruz kalacaksın. Bu nokta çok kritiktir iste. Ya cinnet geçirip sunuş yaptığın diz ustu bilgisayarı adamın kafasına geçirirsin, yada mucize bir sabırla gülümseyip tarihi bir iki gün daha öne çekersin.

7. Savaşı yarı kazanmış yarı kaybetmiş bir şekilde büroya döneceksin. Patron bu kadar zaman ne yaptığını, neden geç kaldığını soracak. Ne ki yani alt tarafı bir resim sundun geldin. Hem e-mail ne güne duruyor. Gönderseydin baksalardı. Genelde e-mail ile resim gönderirseniz alçak müşteri bu resmi en az on beş şirkete gönderip şu meşhur yaklaşık rakam teklifi alır. Size de hiç dönmez. Yani müşteriyle yüz yüze görüşerek ve resimleri karizma tik bir şekilde diz ustu bilgisayarda sunarak ve adama resim bırakmayarak aslında iyi bir şey yapmışsınızdır. Ama bu daha farklı algılanır. Bütün gün boşa gitmiş bir resim için bir sürü yol parası vermişsinizdir. 50.000 dolarlık proje için 5 milyon lira yol parası çoktur. Şirket her an bu harcamalardan batabilir.

8. Yorgun bir biçimde eve döner bütün gece rüyanızda yaşananları bir daha yaşarsınız. Ertesi gün daha beterdir. Yaptığınız tasarımlar için atölyelerden teklif alacaksınızdır. Veya şirket bünyesinde atölyeler vardır. Sizin kaderinizi iki alternatifte değiştirmez. Fiyatların oluşması için detaylı uygulama projeleri çizilmesi gerekmektedir. Yaklaşık fiyat isteyen alçaklar aklınıza gelir. Bir küfür savurup çizmeye başlarsınız. Detay oluşturmakta tasarım yapmak gibi bir süreçtir ama patron ofisinize her yarım saatte bir girip ne NE ÇİZİYORSUN SEN ŞİMDİ diye sorar. Bu sorunun soruluş amacı farklıdır. Tabii ki ne çizdiğinizi biliyordur ama ne kadarda yavaş olduğunuzu ima etmek için bunu sorar. Ne o öyle bütün gün bilgisayar başında. Hem sen şu monitörü biraz ofisin içine doğru çevirsene neler yapıyorsun gelip geçerken bende göreyim.Fiyatlar oluşur. Üzerine kar eklenir. Patron sanki çok bir iş yapmış edasıyla teklifin altını imzalar. Peşinden de ekler, (Ya bu teklif çok geç kaldı alamayacağız biz bu işi)

9. Müşteri ofisinde sizi umursamaz bir biçimde hayatını sürdürmektedir. Randevu için aradığınızda hatırlamamış gibi yapar. Sonra (Aaah siz. Tabii bugün bekliyorum).

10. Özenle hazırladığınız teklif dosyası buruşturularak açılır, şöyle bir göz gezdirilip masanın en uzak köşesine koyulur. Sizinle göz göze geldiğinde,-Pahalısınız. Çok pahalı. Bizim bütçemiz bunu kaldırmaz. Biz küçük bir işletmeyiz. (Ama ilk görüşmede neler istediğini anlatırken böyle dememiştir. Onun binası içiyle dışıyla Avrupa’nın en güzel ofisi olmalıdır ).Bir şekilde şansınız yaver gider birazda pazarlamacı tarafınız güçlüyse işi alırsınız. Ofise döndüğünüzde taktir beklemeyin. Bu zaten sizin ASLİ GÖREVİNİZDİR. Hem alınan işin şantiyesinde de sizin duracağınızı unutmayın. Başka kim durabilir ki? Bu sizin projeniz.Ayda 1 milyar türk lirasına, 50.000 dolarlık işi başkasına almak.Bu söylediklerimi yaşamadığını söyleyen veya abarttığımı düşünen mimarlar varsa ya patrondur ya başka iş yapıyordur yada bu yaşananların doğal bir süreç olduğunu düşünecek kadar beyni yıkanmıştır. Çalışan olmak gerçekten çok zor.Hepinize kolay gelsin.

İç MimarCem AKYÜREK

( Timg forum dan alıntıdır... güzel bir grup kurdular..başarılılar.)
__________________

29 Ağustos 2009 Cumartesi

30 ağustos....Güçlü Ordu Güçlü Türkiye......







23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı'yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e mareşal ve gazi unvanları verildi. Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordularının topraktan atılma kararı alınır. 1922 ağustosuna kadar hazırlıklar tamamlanır. Güneydeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtildi. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Orduya taarruz eğitimi yaptırıldı. Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı. Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu

28 Ağustos 2009 Cuma

renklerin önemi..






















Evimizde kullandığımız mobilyamız kadar, aksesuarlarımız kadar, perdelerimiz, oturma gruplarımız kadar ve hatta onların hepsinden belki daha önemli bir durum var. Oda bir bütünü oluşturacak öğelerin birbirleri ile uyum halinde olması için duvarlarımızda kullanacağımız renkler...........
Size bir kaç renk örneği gösteriyorum... kararı sz verin. Ve evinizdeki uyumu gözden geçirin.
Unutmadan tanıdığımız boyacımızda var :))